Ana Sayfa / Alt Manşet / “5 yıldır dokunulmazlığım yoktu, amaçlanan dokunulmazlığı gündeme taşımak”

“5 yıldır dokunulmazlığım yoktu, amaçlanan dokunulmazlığı gündeme taşımak”

Hakkındaki iddiaları yanıtlayan UBP Milletvekili Aytaç Çaluda, koalisyon hükümeti ortaklarından CTP’nin, geçmiş dönemdeki iktidarlığında Sayıştay raporuna rağmen Çalışma Bakanlığı’nda yaptığı çeşitli usulsüzlüğü iktidarda olmanın da gücünü kullanarak Meclis olanakları ile temize çıkardığını iddia etti.

“Hakkımdaki iddialar gerçeği yansıtmıyor”

Çaluda, UBP’den Milletvekili seçilmesiyle birlikte gündeme getirilen, Ulusal Birlik Partisi İrsen Küçük Hükümeti döneminde, Çalışma Bakanlığında Özel Kalem Müdürü görevindeyken kendi imzasıyla Yabancıların Çalışma İzni Yasası’na rağmen, bazı şahısların borçlarını sildiği, bazılarını da çalışma izni için gerekli olan ön izinden muaf tuttuğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını dile getirdi.

“Zamanlama çok manidar”

Yeni koalisyon hükümetinin siyasilerin dokunulmazlığının kaldırılması ve yargı sürecinin açılması manifestosu kapsamında hakkındaki iddialar yeniden gündeme gelen Çaluda, “Beş yıl boyunca dokunulmazlığım yoktu. Ben bir yere de kaçmadım, madem ki usulsüz ve devleti zarara uğratacak bir icraat yaptım bugüne kadar yargılanmam gerekirdi. Her nedense bu iddialar adaylığımdan, milletvekili seçilmeme kadar gündemden düşmedi. Zamanlama çok manidar. Siyasilerin dokunulmazlığının kaldırılması kapsamındaki yargılamalarda yanlış kişiden işe başladılar” dedi.

“Çalışma tüzüğünün 36. Maddesi kapsamında hareket edildi”

Yabancıların Çalışma İzni Yasası’nın 2006 yılında direkt Çalışma Bakanlığı’na bağlandığını dile getiren Çaluda, işçi ve işverenlerin talep ve sıkıntılarını doğrudan bakanlığa ileterek çözüm aradığını ifade etti.

Çaluda, Çalışma Bakanlığı özel kalem müdürlüğü yaptığı dönemde gerek işverenlerin sorunları gerek ise çalışanların mağdur olmaması adına birtakım çalışmalar yaparak, mağdur olan vatandaşları en az zarar ile içine düştükleri çıkmazdan kurtarmayı amaçladıklarını kaydetti.

Çaluda, “Çalışma tüzüğünün 36. Maddesi ilgili Çalışma Bakanlığı’na geniş yetkiler vermektedir. Bir çalışan kayıt dışına düştüğü zaman ya işveren ya da kendisi bir dilekçe yazarak durumunu anlatır ya ilgili bakanlık ya görevlendirdiği müdürü ya da kurulan özel komisyon tarafından bu vatandaşlarımızın mağduriyeti giderilmeye çalışılırdı. Yasa ve tüzükler kapsamında olacak şekilde bu icraatlar yapılmaktaydı” şeklinde konuştu.

“İşverenlerden kaynaklı mağduriyet yaşayan ve kayıt dışı kalanlara çözüm bulundu”

Çalışma Bakanlığı Özel Kalem Müdürü görevindeyken, kendilerinin hükümet döneminde de geçmiş hükümet döneminde hangi uygulamalar yapılıyor ise yine aynı uygulamaların yapıldığını ve herhangi bir farklı uygulamanın söz konusu olmadığının altını çizen Çaluda, “Biz görevdeyken bazı 3. ülke veya TC vatandaşları çalışma hayatında çeşitli sebeplerden dolayı ciddi mağduriyetler yaşadı ve bu insanlar ülkede kaçak duruma düştü. Gerek çalışanlardan gerek ise işverenlerden gelen talep ve başvuru üzerine mağdur olan insanları daha da mağdur etmeden çeşitli çözüm arayışları içerisinde tüzüklerin kapsamlarını aşmayacak şekilde çalışmalar yapılmaktaydı. Özellikle evli olup da kayıt dışına düşenlerin çocuklarının okula kaydı yapılmıyordu. Bir cenazesi olsa yurt dışına çıkış yapamıyorlardı. Sağlık hizmetlerinden yararlanamıyorlardı. Çalışma izni süreleri bittikten 30 gün sonra direkt kaçak konuma düşüyorlardı ve ülkede kaçak korku içinde yaşamlarını sürdürüyorlardı. Bu durumda olan herhangi bir çalışan başka bir işveren aracılığı ile Savcılık’tan da aldığımız görüş doğrultusunda geriye dönük yatırımlarını yapmalarına olanak tanıyarak, mağduriyetlerini minimize etmeyi amaçlıyorduk” dedi.

Haberin Tamamı İçin Tıklayınız

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry

Yorumlar

yorumlar

Kıbrıs Haber Ajansı

İlginizi Çekebilir

“Ülkede mafyalaşma, kara para aklama ve hiç hoş olmayan görüntüler var”

Kamu Görevlileri Sendikası (Kamu-Sen), ülkede “mafyalaşma, kara para aklama ve hiç hoş olmayan görüntüler” olduğunu …